Rabindranath Tagore Sözleri

Ey güzellik, Aşkta gör kendini. Aynanın övgüsünü bırak.

Güneşi gözden kaçırdım diye ağlarsan, yıldızları da göremezsin.

Sevincin kapıları, acıların anahtarlarıyla açılır

Loading...

İstediğin zaman ışığı söndür, senin karanlığını da tanır ve severim.

Bana tutunulacak bir şey ver,
Bir şey ki; Hazdan fazla devam etsin, ve ıstırap içinde dahi dayanabilsin

Seni evime gel demiyorum,
Benim uçsuz bucaksız yalnızlığıma gel.

Senin keskin bakışlarını şu an yüreğimin üzerinde hissediyorum, harmanı kaldırılmış yalnız bir tarlanın üzerindeki sabah güneşinin sessizliği gibi

Sevmeliyiz, ve güçlenmeli aşk içinde,
ama sahiplenmemeliyiz sevdiğimizi:
İnsan arzularının üzerindedir insan ruhu

İnanma sakın doğruluğuna.
Aşk ne biter, ne tükenir

Loading...

Eğer sevgi farklılıkları kabul edemeyecekse dünyada neden farklılıklar olsun?

Aynı dilde konuşamayacağımızı fark edince, aynı dilde susmayı seçtik.

Ölü sözcüklerin tozu üzerine asılıp kalıyor.
Ruhunu sessizlikle yıka

Sessizlik, kendi kirlerini, süpürüp yürüyünce, fırtına olur

Loading...

Çiçek taçyapraklarının hepsini atar ve meyveye ulaşır.

Yaprak sevince çiçeğe durur
Çiçek sevince meyveye.

Kalbim sertleşip kavrulurken üstüme merhamet sağanaklarıyla gel.
Hayattan zarafet kaybolunca,bir şarkı ile gel.

Ölüm kapını çaldığı gün ona ne ikram edeceksin?

Kapını tüm yanlışlara kapatırsan, doğru da giremez içeri.

Yanlış, güçlenmekle hiçbir zaman doğru hale gelmez.

Boş zaman yoktur,boşa geçen zaman vardır.

Kutsal kitabın emirlerinden biri de insanın kendisini tanımasıdır. Kendini tanımak denilen şey, özgürlüğe ulaşmaktır.

Her yeni doğan çocuk Tanrı’nın insanlardan umudunu kesmediğini gösterir.

Düşünüyorum da, sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizliğimizin anlaşılması,
korkularımızın paylaşılması.
sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta
ne kadar da ustayız?

Tek başına dururken yıldızların sunağında, başımı kaldırıyor ve bağırıyorum ellerimi açıp:
Ey kahin, ey aydınlatan Güneş, ışınlarını çektin ama yeniden aydınlat her yeri, canlılık yakışıyor en çok senin ruhuna. İzin ver bakayım, ikimizde ortak olan benliğe.

Bir insanın yaşamından daha değerli bir şeyi yoksa, o insanın yaşamının da bir değeri yoktur.

Kıyına yabancı olarak geldim, evinde konuk olarak kaldım, kapından dost olarak çıkıyorum, ey dünyam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.