Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

-Dünya Ahiretin tarlasi

Ayağın taşa takıldığında Allah kahretsin bile deme, dua et ki; taşa takılan bir ayağın var…

Kurban olduğum Allaha bile günde beş vakit ulaşabiliyorken, kendini ulaşılmaz sananlara selam olsun!

Loading...

Aşk, herşeyin başı ve sonu aşk

Güzele bakmak değil, güzel bakmak sevaptır.

Sen çok sev de, bırakıp giden yâr utansın

Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen;
Hem yolunu kaybedersin hem dostunu.

Önüne gelenle değil, seninle ölüme gelenle beraber ol.

Basit kişiler hep ilgi görür, Kaliteli kişiler hep yalnızdır.. Ucuz malın alıcısı çoktur..

Loading...

Siz hiç bir sarrafın bağırdıgını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz.

Adam olmak; Cinsiyet değil, şahsiyet meselesidir.

Kızgınlık gürültülüdür, kırgınlık sessiz.

Gökler dolusu sustum ve gök gürültüleriyle doldum.

Konuşsam dilim yanar Sussam kalbim

Allah, ızdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.

Düğümlenirken uzun yolların ufukta ucu,
Bugün de gelmedi, hasretle beklenen yolcu.

Susmak ‘Ya Sabır’ diyebilmektir.
Öyle bir Dua’dır ki yürekte çınlar.

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu?
Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Bir bekleyenin olmalı.
Sen kendinden vazgeçsende,
Senden vazgeçmeyen

Hasretim, her tümseğin, her çatının ardında;
Kelimenin üstünde, cümlelerin altında

Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüyeceğim de, bas ve yürü!

Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar

Dışa mıhlandı gözler, içe bakış kalmadı.

Küçük parçalara hor bakmayın, onlar bütünden habercidir.

Kendi kendimizin altında kalmamalıyız ki cemiyetin üstüne çıkalım.

Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır. Kimileri vardır aşkın en yücesini versen de, aşağılıktır.

Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.

İki çeşit insan vardır. Zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen! Zaman geçtikçe yüzsüzleşen.

Tövbe kapısı açık dediysek, yeni günahIara koşman mı gerek

Loading...

Ağaçtan düşen yaprak nasıl ‘Kurumaya’ mahkumsa; gönülden düşen insan da ‘Unutulmaya’ mahkumdur.

Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.

Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.

Sakın ola köprüyü geçene kadar dahi olsa,
Ayıya dayı deme!
Olur ya, tam yarı yolda köprü yıkılıverir
Öteki tarafa ayının yeğeni olarak gidersin.

Davası olmayan fikir işsizi, sadece dedikodu yapar.

İsIamiyet avrupa’dan geIse müsIüman oIacaksınız

Öz anne-babasını huzur evine gönderip evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Arsızlığa cesaret, zinaya aşk dediler.
Bir neslin ahlâkını, işte böyle yediler!

Zira İslâmiyet sadece hakkın yerine gelmesi ve mazlumun nusret bulması için nazil oldu.

Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.
Bahaneydi sonbahar.

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;
Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış.

Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere;
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere

Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir

Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin yatağını yorganını satardın.

Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum

Ben geçmişimi dürdüm, büktüm, çöpe attım. Çöpü karıştırmak köpeklerin işidir.

Sonunda ‘eyvah’ diyeceğin şeye, başında ‘eyvallah’ deme; Pişman ol fakat pişman ölme!

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

Aydınlık yolu herkes bulur, mesele karanlık yolda ışık aramak.

Denildi mi, bir yerin adına Türk beldesi;
Gözüm albayrak arar, kulağım ezan sesi.

Su bir şekil üstü ruh, kalıplarda gizlenen;
Yerde kire battı mı, bulutta temizlenen

Kâinatta ne varsa suda yaşadı önce;
Üstümüzden su geçer doğunca ve ölünce.

İki zıt arasında hem bitişik zannettirecek kadar yakınlık, hem de sonsuzluk boyu uzaklık vardır.

Ruhum öz dünyasına kaçmak için gayrette;
Yalan dünyaya şimdi inmiş gibi hayrette

Geminin tek kaptanı olur, gerisi mürettebattır. Kalbin de tek sahibi olur, gerisi teferruattır.

Bir gemi arıyorum pusulası imandan
Alıp beni götürsün hüzün dolu limandan.

Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret; Ebedi bir yaşam için gayret yok hayret!

Dâvâ, gerçek ölümsüzlüğü bulmakta. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.